Blogger 2011 yılına bomba gibi girmeye hazırlanıyor. Official Google Blog’da yazılan bilgilere göre köklü değişiklikler olacak. Kullanıcı arayüzü modern bir hal alacak ve klasik blogger görünümü tamamen değişecek. 2005 yılından beri kullandığım arayüz, WordPress’in arayüzüne benzeyecek. Blog yazma ekranı da tamamen değişip daha model bir alacak. Biz yaptık olucak gibi oldu ama bunları ben söylemiyorum
Google amca söylüyor. İşte Google amcanın vidyosu :
2011 Model Blogger !
23 MarBeyazıt Yangın Kulesi İstanbul’un Yıldızı Oldu
21 Marİstanbul’un değişmez simgelerinden biri olan Beyazıt Yangın Kulesi, İstanbul Üniversitesi, Siemens ve OSRAM’ın işbirliği sonucunda gerçekleştirilen aydınlatma projesiyle eski günlerine geri döndü.
Tarihî Yarımada’nın kalbinde yer alan 261 yaşındaki İstanbul Üniversitesi Beyazıt Yangın Kulesi ışıkları ile eskiden olduğu gibi İstanbullulara bir sonraki günün hava durumu hakkında bilgi verecek.
Tarihi Eserlere Zarar Vermeyen Teknoloji
Tarihi eserlere zarar vermeyen LED teknolojisi ile aydınlatılan Beyazıt Kulesi, İstanbullulara ertesi gün havanın nasıl olacağını da bildirecek. Gerçekleştirilen ışıklandırma sistemine göre mavi açık ve güneşli; yeşil yağmurlu; sarı sisli havayı; kırmızı ise kar yağışını simgeliyor.
Beyazıt Kulesi’nin mimari aydınlatma tasarımının, gelecek nesillere taşınması için oldukça titiz ve duyarlı çalıştıklarını ifade eden OSRAM, böylesine uzun ve köklü geçmişi olan ayrıca geçmişte büyük badireler atlatmasına rağmen halen ayakta kalmayı başarabilen Beyazıt Kulesi’ni tekrar İstanbul’umuza kazandırmış olmaktan büyük onur duyduklarını ve bu proje kapsamında kulenin geçmişteki hava durumunu bildirme fonksiyonunu tekrar yerine getirecek olmasının da kendisini son derece heyecanlandırdığını söyledi.
İstanbul’a Renk Katan Yeni Projeyle Birlikte:
- Beyazıt Kulesi bir önceki aydınlatma çözümüne göre yüzde 60 enerji tasarrufu sağlayacak.
- Kullanılan yeni armatürlerin ömürlerinin 3 kat daha uzun olması sayesinde bakım maliyetleri yüzde 70 oranında azalacak.
- Atmosfere salınan sera gazında yıllık 19 ton azalma sağlanacak. Bu da yıllık 1000 adet ağacın kurtarılması anlamına geliyor.
Beyazıt Kulesi Hakkında
İstanbul Üniversitesi Beyazıt Yangın Kulesi, çıkan yangınları haber vermek amacıyla 1749 yılında, 85 metre yüksekliğinde ve ahşap olarak inşa edildi. 1756′daki Cibali yangınında yandı. 1826′da yeniden yapılan kule Yeniçeri ayaklanmasında tekrar yandı. 1828 yılında, Sultan II. Mahmut zamanında, Mimar Senekerim Balyan’ın tarafından tekrar yapıldı. İstanbul Üniversitesi Beyazıt kulesi Cumhuriyet döneminde de kullanıldı.
Yangın gözetleme amacının yanında hava durumu İstanbul Üniversitesi Beyazıt Yangın Kulesi’ndeki ışıklarla bildirilmiş. 1995 yılına kadar, Beyazıt Kulesi’nin ışıkları, mavi yandığı zaman havanın açık, yeşil yandığı zaman yağmurlu ve sarı yandığı zaman sisli olacağını, kırmızı yandığı zaman kar yağacağını göstermiş. Orijinalliğinin korunması için, bugün hava durumu yine aynı renklerle veriliyor.
Galata ve Unkapanı köprülerinin açık/kapalı konumları da kule ışıkları ile belirlenirmiş. Sabaha karşı saat dörtle altı arasında kulede yeşil ışığın yanması Haliç’teki gemilerin Marmara Denizi’ne, kırmızı ışığın yanması Marmara Denizi’ndeki gemilerin Haliç’e geçeceği; çift kırmızı ışığın yanması ise köprülerin kapalı olduğu anlamına gelirmiş.
Sürdürülebilirlik Sembolü
Kule, bulunduğu konum itibariyle de Siemens’in ruhuyla kesişiyor. Beyazıt Meydanı tarih boyunca İstanbul’un en önemli merkezlerinden biri olma işlevini sürdürmüş.
Herhangi bir proje değil de bu projenin seçilmesinin Siemens için özel ve önemli anlamları var. Beyazıt Kulesi’nin restorasyonu ve İstanbul’un gündelik hayatında tekrar eski önemini kazanması hem Siemens’in temel değerlerinden biri olan hem de İstanbul 2010′un ruhunu yansıtan sürdürülebilirlik kavramıyla örtüşüyor.
Kule, bulunduğu konum itibariyle de Siemens’in ruhuyla kesişiyor. Şehrin en büyük meydanı olarak inşa edilen Beyazıt Meydanı tarih boyunca İstanbul’un en önemli merkezlerinden biri olma işlevini sürdürmüş, İstanbul Üniversitesi ve çevresinde oluşan kültür mekanları ile gençlerin, bilim insanlarının, edebiyatçıların, düşünürlerin uğradığı veya yaşadığı yer olmuş.
Siemens dünyanın en büyük teknoloji firmalarından biri. Teknoloji, Yunanca sanat ve bilmek sözcüklerinin birleşiminden oluşuyor. Sanatla bilimin bir araya gelmesidir teknoloji. Siemens de teknoloji sanatının ustası. Bir sanatçı olarak Siemens’in görevi de geleceğin yaşamı kolaylaştıran, insanlara konfor alanları sunan, verimliliği artıran konseptlerini, geçmişin değerlerini unutmadan hayata geçirmek.
Projenin Resmi Sayfasi : www.beyazityanginkulesi.org
Siemens Türkiye : www.siemens.com.tr
Yazının Alındığı Site : Brandlife
>Blogger’ın Kapatılmasında Suçlu Kim?
3 Mar>
1 Mart 2011 tarihinde Blogger’a iletişim durduruldu. Engellemelere zaten alışık olduğumuz ülkemizde bu durum çok da garip değil. En azından artık garip olarak karşılamıyoruz. Ancak bu engelleme durumu kimin suçu onu irdelemk lazım. Google’ı seven ve hizmetlerini yıllardır kullanan biri olarak söyleyebilirim ki bence bu engelleme tamamıyla Goolge’ın suçu. İşte Digiturk’un yaptığı basın açıklaması ve yine 5n1k’ya katılan Digiturk yetkilisinin yaptığı konuşma. Bu açıklamalardan sonra kim haklı kim haksız siz karar verin. Yasaklanan sitelere girebilmenin yollları var. Bunu da hemen belirteyim.İşte Digiturk’un Basın Açıklaması:
Tüm kamuoyunun bildiği üzere, DIGITURK Türkiye Futbol Federasyonu’nun yaptığı ihale neticesinde 321 milyon dolar ödeyerek süper toto süper ligi maç yayın haklarını almıştır. Yayın hakları DIGITURK’e ve LİG TV’ye ait olan maçlar bazı internet siteleri tarafından kanunlar hiçe sayılarak yayınlanmaktadır.
Kanunların kurumumuza yüklediği bütün yükümlülükler eksiksiz yerine getirilip içerik ve yer sağlayıcılar defalarca uyarılmasına rağmen internetten illegal yayın yapılmasına son verilmemiştir.
Son çare olarak yüce türk mahkemelerine başvurulup illegal yayınları yapan sitelerin verdiği zararın durdurulması talep edilmiştir. Mahkeme yasal olarak herşeyin yapıldığını ve ihlalin hala durdurulmadığını tespit ederek bu sitelere erişimin engellenmesi kararı vermiştir. Bu kararın uygulanması ile birlikte blogspotta bazı bloglara da erişimde problemler ortaya çıkmış olup, bu problemlerin tek sorumlusu uyarıldığı halde illegal içerikleri yapan sitelerin yayınını ısrarla durdurmayan google ve blogspottur. Halkımızdan almış olduğumuz destekle Türk futboluna yaptığımız yatırımlarla birlikte, illegal maç yayınlayan kişi ya da kişilerle mücadelemiz devam edecektir.
Kamuoyuna saygılarımızla sunulur.
5N1K Programı:(Youtube Link)
Yasaklanan Sitelere Erişim Mümkün Mü?
Bu sorunun cevabı evet. Yasaklanan sitelere erişim mümkün. Bunun için yapmanız gereken tek şey blogspot.com adresinizin sonuna .nyud.net eklemek.
Örnek: http://google-tr.blogspot.com.nyud.net/
* Bu yazıdaki haberler www.gelecekonline.com adlı internet sitesinden alınarak yayınlanmıştır.
>Pardus 2011′i Usb Belleğinizden Kurun
19 Şub>
Pardus 2011 kurmak için uzun zaman uğraştım ve sonunda kurdum. Pardus 1.1 sürümünden beri Pardus kuruyorum. Pardus 2011 sürümüne kadar hiç zorlanmadan kurmuştum. Pardus 2011 sürümü kurulum olarak biraz karmaşık geldi. Belki Netbook’a kurduğum için zorlanmış olabilirim ondan da emin değilim. Bu yazıyı yazmaktaki amacım farklı bir kurulum önerisinde bulunmak.
Aklıma sonra USB ile kurulum yapmak geldi. Daha önceden bilgisayarım eski olduğu için USB’den kurulum özelliğini desteklemiyordu. Bu yüzden daha önce USB’den kurulum yapmak aklıma gelmemişti. İndirdiğim ISO dosyasını sanal sürücüyle açıp içindekileri USB’ye kopyaladım ama böyle yapınca emin olun işe yaramıyor. USB’den kurulum yapmak için yapmanız gereken birkaç şey var.
USB’den kurulum için;
- İlk önce elimizde bir kurulum dosyası (ISO dosyası) olması gerekiyor
- Daha sonra Win 32 Disk Imager yazılımını indiriyoruz.
- Elimizdeki Iso dosyasının formatını img dosyasına çevirmemiz gerekiyor
- Ultraiso isimli programla Iso dosyasını img formatına çevirebiliriz
- Daha sonra en az 2 GB kapasiteli bir USB belleği bilgisayara takıyoruz
- Win32 Disk Imager programı ile .img uzantılı dosyamızı bulup USB belleğimize yazdırıyoruz
Bilgisayarınız USB’den kurulumu destekliyorsa DVD yazmakla hiç uğraşmayın derim. Boşu boşuna DVD harcamaya gerek yok…
>Yurdum İnsanının Nokia Takıntısı
13 Şub>
Türk milletinin Nokia telefon kullanma merakı beni öldürecek kardeşim. Sanki bu piyasada başka telefon yokmuş gibi herkesin elinde Nokia telefonlar var. Bir araştırma yapsalar insanlara sorsalar “Piyasadaki en iyi telefon markası hangisi” diye eminim çok büyük bir çoğunluk Nokia diyecektir.Yıllardan beri pazar lideri durumunda olan Nokia bu durumdan tabiki memnundur ama ben değilim. İnsanlardaki Nokia aşkını anlamakta güçlük çekiyorum. Adeta bir marka takıntısı oluşmuş insanlarda. Cep telefonu alırken illa ki Nokia’nın modelleri inceleniyor.
![]() |
| Stephen Elop |
Nokia’nın CEO’su Stephan Elop amcamız demiş ki : “Yanıyoruz !” Adam açıklamasında Nokia’nın çok zor günler geçirdiğini, 2007′de üretilen Apple iPhone’a rakip bir telefon hala üretemediklerini , Android’in işletim sistemi liderliğini Nokia’nın Symbianının elinden aldığını söyledi. Durum böyleyken hala Nokia’yı Dünyanın en büyük ve en iyi telefon üreticisi ilan eden insanların aklına şaşırıyorum.

Symbian işletim sistemini öve öve bitiremeyen Nokia fanatikleri de şu anda hayal kırklığı yaşıyorlardır. Çünkü Nokia artık Symbian işletim sistemiyle yola devam etmeyecek gibi görünüyor. Microsoft ile anlaşıp Windows Mobile işletim sistemli telefon yapacaklar. Demek ki Symbian da öyle ahım şahım birşey değilmiş.
Her sene insanların cep telefonu değiştirdiği bu toplumda, cep telefonu sektörünün içerisinde olan bir operatörde çalışan bir bayanın Amerika’nın en bilindik PDA markalarından biri olan ve Türkiye’de de son yıllarda iyi bir satış grafiği yakalayan bir telefon markasına (HTC’den bahsediyorum) “Bu telefon çin malı mı?” demesi beni bu yazıyı yazmaya iten en büyük nedendir. Ne Nokia’ya ne de başka bir markaya garezim var. Sadece biraz gözünüzü açın ve etrafınıza bakın. Bu piyasada sadece Nokia yok !!!>2010 Yılının Ardından
13 Şub>
Blogger kullanmaya başlayışımın 6. yıldönümünde şöyle bir 2010 yılına ve geçmişe bakayım dedim. Malum uzun zamandır yazı yazmıyorum ve geçen bu süre zarfı içerisinde yaşanan çok olay var. Öncelikle 2010 yılının kendi açımdan en akılda kalan olaylarıyla başlayalım. Pek kronolojik gitmek de istemiyorum sıkıcı bir yazı olmaması açısından ama Ocak ayı ile başlayalım. Ocak ayında alan adı değişikliğine gittik. Yeni bir alan adı bulmak emin olun en zor işlerin başında gelir. Şu ana dek dört tane alan adı değiştirmiş bir insan olarak söyleyebilirim ki işin en lanet kısmıdır. Alan adı bir kere akılda kalmalıdır. Çabuk ezberlenmelidir ki ziyaretçiler bir daha siteye girebilsinler. Ben genellikle böyle alan adlarını şu ana kadar kullanmadım. Belki de en büyük kayıplarımdan biri bu oldu. Ayrıca bu alan adı değişik ve yaratıcı olmalıdır. İşin en can sıkıcı kısmı ise kullanımda olmamalıdır. Zamanında kaç tane alan adını sırf benden önce birisi aldığı için kullanamadım Allah bilir. Bu arada serdaryavuz.com da uzun zamandır kullanımda. Bu yüzden bu alan adıyla ilgili hayallerim tamamen bitti. Ayrıca aldığınız alan adı kısa olmalı. Emin olun “bubenimalanadimcokguzelolmusdegilmi.com” tarzı uzun alanadlarını kullanmak istemezsiniz. Ayrıca ileride bir gün mobil cihazlar için bir site yapmaya karar verirseniz bu sizin için eksi olacaktır. Chicken Evolution
9 Ara>
![]() |
| Chicken Ovolution T-shirt |
Diğer Kukuxumusu çalışmaları :
Şu resmi de göstermeden edemeyeğim. Bir okul bahçesinin duvarı :
Sonuç olarak;
Kukuxumusu’nun internet sayfası : http://www.kukuxumusu.com/index.php/en/
Resimleri T-shirt haline getirebileceğiniz beş yer:




















