Arşiv | Fenerbahçe RSS feed for this section

İlk Yarı Bitiyor !

20 Ara

Ligin ilk yarısı bu akşam oynanacak Trabzonspor – Fenerbahçe maçı ile bitiyor. Kimin ilk yarıyı lider olarak tamamlayacağı bu maçla belli olacak. Bakalım bizim milyarlık eşekler adam gibi top oynayıp maçı alabilecekler mi? Bunu hep beraber göreceğiz. İddialaşmalar da başladı zaten. Trabzonlu arkadaşlarımın klasik olarak sizi yeneceğiz puhahaha yaklaşımlarına alıştım zaten. Adamların bize karşı bariz bir kini var. Nasıl olmasın kardeşim adamların elinden şampiyonluğu aldık :) Neyse internette maç muhabbeti yaparken bir arkadaşımın Facebook resmini gördüm — kurtulamadık şu Facebook’tan—– ve paylaşmak istedim.

 Resmi paylaşmadan önce birşeyi hatırlatmak isterim. Trabzonlular çok cana yakın ve zeki insanlardır. Saat gece 12′den sonra kafaları durur o ayrı. (Şaka yapıyorum :) ) Yine çok güzel düşünülmüş bir işe imza atmışlar. Tebrik ediyorum. Ödül olarak kendilerine bloğumda yer veriyorum. İşte o an :)

Bu Filmin sONu Yok !

26 Eki

>Bu Filmin sONu Yok !

26 Eki

PES 2009 ve Kehanetleri

30 Haz
Pro Evulation Soccer’ın neredeyse yeni oyunu çıkacak ama ben hala boş zamanlarımda PES 2009 oynuyorum. Oyuna ekledikleri “Become a Legend” modu oyuna yeni bir hava kazandırmış. Oyunla ilgili bir yazı yazmayı yaklaşık 6 – 7 aydır planlıyorum ama bir türlü oturup da yazma fırsatım olmadı. Bu yazımda da oyundan çok kehanetleri ile ilgili bir yazı yazmayı planlıyorum. Ve başlıyoruz ….

Öncelikle Legend Mode ile ilgili kısa bir bilgi vereyim. Oyunun bu modunda bütün bir takımı değil sadece bir oyuncuyu yönetiyorsunuz. Oynamak istediğiniz oyuncuyu kendiniz yapıyorsunuz. Boyu , kilosu , sağ veya sol ayağını kullanması , dış görünüşü vb. özellikleri ayarladıktan sonra oyuna başlıyorsunuz. 17 yaşında ilk maçınıza çıktıktan sonra ilk profosyonel sözleşmenizi imzalayıp bir takımın yolunu tutuyorsunuz. Antremanlarda kendinizi gösterip devamlı oynayan bir oyuncu olmaya çalışıyorsunuz. Oyunun amacı kısaca böyle.
 
İşte o Kehanetler :)
Uzun bir süredir bu oyunu oynuyorum ama “Legend” moduna Fenerbahçe , Galatasaray, Beşiktaş gibi takımları eklemeyi daha yeni keşfettim. Oyuna başlerken bir seçeneği gözümden kaçırdığım için yeni bir profil oluşturdum ve “Fenerbahçe’ye transfer olma” amacımı gerçekleştirmeye çalışıyorum. Beşiktaş ve Galatasaray’dan gelen transfer tekliflerini bir Fenerbahçeli olarak reddettim tabiki :) Bu teklifleri reddetmesine reddettim ama Fenerbahçe’den hala bir teklif alamadık ya hayırlısı.


Şu anda oyunda 3. sezonum ve Fenerbahçe 2. sezonun başında Juan Vargas’ı transfer etti. Juan Vargas transferi gerçekte de gündemde olan bir konu ve hayret edilecek bir şekilde PES Vargas’a gerçek hayatta daha önce talip oldu ve aldı. Adam bir sezon boyunca takır takır oynadı ve benim oynadığım klüp olan Ajax’dan sonra Fenerbahçe 2. oldu. Keşke Fenerbahçe de oyunda yaptığı hamleyi yapsa da Juan Vargas’ı transfer etse. Bu olay gerçekleşir mi gerçekleşmez mi bilinmez ama PES 2009′un kehanetleri bununla sınırlı değil.


Oyunda 3. sezonumu oynadığımı daha önce yazmıştım. Her transfer sezonunda Fenerbahçe’den transfer teklifi gelecek diye umutlanıyorum ama sonuç şimdilik olumsuz. Bir maçta Galatasaray’a 5 gol atıp 2 asist yapmam ve maçı deplasmanda 0-8 gibilik bir sonuçla kazanmamız bile Fenerbahçe’nin dikkatini çekmedi. Dikkatini çekmesine çekemedik ama konu Galatasaray olunca başka bir oyuncu Fenerbahçe’nin dikkatini çekti. Yine gerçek hayatta da gündemde olan Arda Turan üçüncü sezonun başında Fenerbahçe’ye transfer oldu. “Bana Fenerbahçe formasını giydirecek para dünyada yok.” diye demeç verdiği iddia edilen — ki biraz akılı bir insansa böyle bir demeç vermemiştir — Arda Turan oyunda şu anda paşa paşa Fenerbahçe forması giyiyor. :) Aslında Aziz Yıldırım 15 milyon Euro gibi uçuk ve iyi bir teklifle Galatasaray’ın kapısını çaldı ama Arda Turan’ın Galatasaray’da kalması ve daha sonra Avrupa’ya gitmesi daha doğru olur bence. Her ne kadar küçükken Fenerbahçeli olduğu iddia edilse de Arda , Galatasaraylı Arda olarak kalsın. Nasılsa Fenerbahçe Arda kadar yetenekli , hatta daha yetenekli futbolcuları kadrosuna katar. Tuncay Şanlı dönse yeter zaten…

PES 2009 ve Kehanetleri

30 Haz
Pro Evulation Soccer’ın neredeyse yeni oyunu çıkacak ama ben hala boş zamanlarımda PES 2009 oynuyorum. Oyuna ekledikleri “Become a Legend” modu oyuna yeni bir hava kazandırmış. Oyunla ilgili bir yazı yazmayı yaklaşık 6 – 7 aydır planlıyorum ama bir türlü oturup da yazma fırsatım olmadı. Bu yazımda da oyundan çok kehanetleri ile ilgili bir yazı yazmayı planlıyorum. Ve başlıyoruz ….

Öncelikle Legend Mode ile ilgili kısa bir bilgi vereyim. Oyunun bu modunda bütün bir takımı değil sadece bir oyuncuyu yönetiyorsunuz. Oynamak istediğiniz oyuncuyu kendiniz yapıyorsunuz. Boyu , kilosu , sağ veya sol ayağını kullanması , dış görünüşü vb. özellikleri ayarladıktan sonra oyuna başlıyorsunuz. 17 yaşında ilk maçınıza çıktıktan sonra ilk profosyonel sözleşmenizi imzalayıp bir takımın yolunu tutuyorsunuz. Antremanlarda kendinizi gösterip devamlı oynayan bir oyuncu olmaya çalışıyorsunuz. Oyunun amacı kısaca böyle.
 
İşte o Kehanetler :)
Uzun bir süredir bu oyunu oynuyorum ama “Legend” moduna Fenerbahçe , Galatasaray, Beşiktaş gibi takımları eklemeyi daha yeni keşfettim. Oyuna başlerken bir seçeneği gözümden kaçırdığım için yeni bir profil oluşturdum ve “Fenerbahçe’ye transfer olma” amacımı gerçekleştirmeye çalışıyorum. Beşiktaş ve Galatasaray’dan gelen transfer tekliflerini bir Fenerbahçeli olarak reddettim tabiki :) Bu teklifleri reddetmesine reddettim ama Fenerbahçe’den hala bir teklif alamadık ya hayırlısı.


Şu anda oyunda 3. sezonum ve Fenerbahçe 2. sezonun başında Juan Vargas’ı transfer etti. Juan Vargas transferi gerçekte de gündemde olan bir konu ve hayret edilecek bir şekilde PES Vargas’a gerçek hayatta daha önce talip oldu ve aldı. Adam bir sezon boyunca takır takır oynadı ve benim oynadığım klüp olan Ajax’dan sonra Fenerbahçe 2. oldu. Keşke Fenerbahçe de oyunda yaptığı hamleyi yapsa da Juan Vargas’ı transfer etse. Bu olay gerçekleşir mi gerçekleşmez mi bilinmez ama PES 2009′un kehanetleri bununla sınırlı değil.


Oyunda 3. sezonumu oynadığımı daha önce yazmıştım. Her transfer sezonunda Fenerbahçe’den transfer teklifi gelecek diye umutlanıyorum ama sonuç şimdilik olumsuz. Bir maçta Galatasaray’a 5 gol atıp 2 asist yapmam ve maçı deplasmanda 0-8 gibilik bir sonuçla kazanmamız bile Fenerbahçe’nin dikkatini çekmedi. Dikkatini çekmesine çekemedik ama konu Galatasaray olunca başka bir oyuncu Fenerbahçe’nin dikkatini çekti. Yine gerçek hayatta da gündemde olan Arda Turan üçüncü sezonun başında Fenerbahçe’ye transfer oldu. “Bana Fenerbahçe formasını giydirecek para dünyada yok.” diye demeç verdiği iddia edilen — ki biraz akılı bir insansa böyle bir demeç vermemiştir — Arda Turan oyunda şu anda paşa paşa Fenerbahçe forması giyiyor. :) Aslında Aziz Yıldırım 15 milyon Euro gibi uçuk ve iyi bir teklifle Galatasaray’ın kapısını çaldı ama Arda Turan’ın Galatasaray’da kalması ve daha sonra Avrupa’ya gitmesi daha doğru olur bence. Her ne kadar küçükken Fenerbahçeli olduğu iddia edilse de Arda , Galatasaraylı Arda olarak kalsın. Nasılsa Fenerbahçe Arda kadar yetenekli , hatta daha yetenekli futbolcuları kadrosuna katar. Tuncay Şanlı dönse yeter zaten…

Bir Final Serisinin Ardından

17 Haz

Sessiz sakin bir şekilde başlayan Fenerbahçe Ülker – Efes Pilsen final serisi bugün yapılan maçla sona erdi ve Efes Pilsen şampiyon oldu. Bir Fenerbahçeli olarak öncelikle kendilerini kutluyorum. Buldukları üç Amerikalı oyuncu gerçekten kaliteli. Adamlar rahat tahat üçlük atıyorlar. Şaşılacak şey doğrusu. Biz ne zaman böyle adamlar bulacağız merak ediyorum. Tebrik kısmını geçtikten sonra maçın ardından sıcağı sıcağına birşeyler söylemek istiyorum. Fenerbahçe Ülker serinin ilk iki maçını kazandı. Sessiz sakin seri devam ederken Efes Pilsen yöneticileri ve koçu ortamı öyle bir şekilde gerdiler ki son maçlarda çıkan olayların birinci sebebi kendileridir. 
Suçu önce kendilerinde arasınlar. Fenerbahçe taraftarının bilet sayısını düşürmek , Abdi İpekçi’ye gelirken saçma sapan açıklamalarda bulunmak bunlar hep bu gerginliğin başlıca sebebidir. Efes Pilsen gibi köklü bir camia Fenerbahçe taraftarının gözündeki değeri yitirmiştir. İşi sadece basketbol yönüyle değil , marka tarafından da bakarsak durum kendileri için çok ciddidir. İş işten geçti ama bu böyle. En son maçta çıkan olaylarda taraftarların direk Kaya Peker’e koşması tesadüf değildir. Maç sonu çıkan olayları tasvip etmesem de , bu kadar provakasyondan sonra o sahada ben de olsam herhalde ben de Kaya’ya saldırırdım. Rasim Başak’a 5 maç ceza veren fedarasyon bakalım Efes’li oyuncuların yaptıkları şeyleri görecekler mi ? Bunu hep beraber göreceğiz. Fenerbahçe Ülker bu seriyi kendi elleriyle Efes’e vermiş olsa da hakemlerin yaptığı hatalar malesef bu seriye damgasını vurdu. Keşke bu son maça atanan hakemler daha önceki maçlara atansaydı da bunları konuşmasaydık. Sonuçta kaçan şampiyonluğu hakemlere bağlamak yanlış olur. Fenerbahçe Ülker umarım seneye güzel bir yapılanmaya gider ve kadrosunu güçlendirir. Seneye daha iyi bir Fenerbahçe seyrederiz.

Bir Final Serisinin Ardından

17 Haz

Sessiz sakin bir şekilde başlayan Fenerbahçe Ülker – Efes Pilsen final serisi bugün yapılan maçla sona erdi ve Efes Pilsen şampiyon oldu. Bir Fenerbahçeli olarak öncelikle kendilerini kutluyorum. Buldukları üç Amerikalı oyuncu gerçekten kaliteli. Adamlar rahat tahat üçlük atıyorlar. Şaşılacak şey doğrusu. Biz ne zaman böyle adamlar bulacağız merak ediyorum. Tebrik kısmını geçtikten sonra maçın ardından sıcağı sıcağına birşeyler söylemek istiyorum. Fenerbahçe Ülker serinin ilk iki maçını kazandı. Sessiz sakin seri devam ederken Efes Pilsen yöneticileri ve koçu ortamı öyle bir şekilde gerdiler ki son maçlarda çıkan olayların birinci sebebi kendileridir. Suçu önce kendilerinde arasınlar. Fenerbahçe taraftarının bilet sayısını düşürmek , Abdi İpekçi’ye gelirken saçma sapan açıklamalarda bulunmak bunlar hep bu gerginliğin başlıca sebebidir. Efes Pilsen gibi köklü bir camia Fenerbahçe taraftarının gözündeki değeri yitirmiştir. İşi sadece basketbol yönüyle değil , marka tarafından da bakarsak durum kendileri için çok ciddidir. İş işten geçti ama bu böyle. En son maçta çıkan olaylarda taraftarların direk Kaya Peker’e koşması tesadüf değildir. Maç sonu çıkan olayları tasvip etmesem de , bu kadar provakasyondan sonra o sahada ben de olsam herhalde ben de Kaya’ya saldırırdım. Rasim Başak’a 5 maç ceza veren fedarasyon bakalım Efes’li oyuncuların yaptıkları şeyleri görecekler mi ? Bunu hep beraber göreceğiz. Fenerbahçe Ülker bu seriyi kendi elleriyle Efes’e vermiş olsa da hakemlerin yaptığı hatalar malesef bu seriye damgasını vurdu. Keşke bu son maça atanan hakemler daha önceki maçlara atansaydı da bunları konuşmasaydık. Sonuçta kaçan şampiyonluğu hakemlere bağlamak yanlış olur. Fenerbahçe Ülker umarım seneye güzel bir yapılanmaya gider ve kadrosunu güçlendirir. Seneye daha iyi bir Fenerbahçe seyrederiz.

Geçiyorken Uğramışlar

8 May

Bugün interneti karıştırırken canım sıkıldı ve Fenerbahçe’nin resmi sitesine gireyim dedim. Haberleri okurken çok ilginç bir habere rastladım. O haberi de sizlerle paylaşmak istedim. Çok güzel ve çok enteresan bir haber olduğu için direk kopyala – yapıştır yapıyorum….

Geçiyorduk, uğradık



Uruguay’dan 2007 yılında yola çıkan ve 1977 model bir arabayla dünya seyahati gerçekleştiren Uruguaylı  Sabah ailesi, Samandıra Kamp Merkezi’nde, oyuncumuz vatandaşları Diego Alfredo Lugano’yu ziyaret etti. Baba Hermano  ile oğulları İsmael ve Marcio’dan oluşan 3 kişilik Sabah ailesi, atalarının Türk kökenli olduğunu ve İzmir’den Arjantin’e oradan da Uruguay’a göç ettiklerini söyledi. 2 yıl önce başladıkları Dünya seyahatlerinin amacının Uruguay ve Uruguaylıları tanıtmak olduğunu söyleyen Sabah Ailesi’nin üyeleri, ülke ülke gezerek, yurt dışında çalışan Uruguaylıları ülkelerine çağırdıklarını, onlardan emek ve yeteneklerini ülkeleri için harcamalarını istediklerini dile getirdi. Şimdiye kadar 33 ülke gezdiklerini ve 60 bin kilometre yol katettiklerini belirten baba Hermano bundan sonra  60 bin kilometre daha gideceklerini, aynı şekilde Uruguay’a geri döneceklerini ve 1977 model Citroen  marka otomobilleriyle toplam 240 bin kilometre yol kat etmiş olacaklarını ifade etti. Otomobil mekaniğinden de anladığını belirten baba Hermano “Türkiye’den geçerken, Ulusal Futbol Takımımızın kaptanı Lugano’yu da görmek istedik. Kabul ederse, kendisini bu arabayla Uruguay’a götürmek istiyoruz” dedi. Ziyaret karşısında çok sevinen ve vatandaşlarını karşısında görünce duygulanan Lugano ise, “Türkiye’de ilk defa Uruguay plakalı bir otomobil görüyorum. Bu bile beni heyecanlandırmaya yetti. Biz Uruguaylılar da Türkler gibi bir birlerine bağlı, sıcak kanlı insanlarız. Uruguaylı vatandaşlarımı burada görmekten dolayı çok mutluyum. Ancak tekliflerini geri çevirmek zorundayım. Çünkü zaten ben burada, Türkiye’nin en büyük kulübü olan Fenerbahçe’de futbol oynayarak, ülkemin tanıtımını en iyi şekilde yapıyorum ve Uruguay’a katkı sağlıyorum” diye konuştu.

Takımımızın antrenmanı izleyen Sabah Ailesi, Lugano’yla uzun uzun sohbet ettikten sonra tesislerimizden ayrıldı. Baba Hermano Türkiye’den sonra Ortadoğu’ya geçeceklerini, turlarının Avustralya’ya kadar süreceğini sözlerine ekledi.

Yayın Tarihi : 07 Mayıs 2009 Perşembe
  
Geçiyorken Uğramışlar :)
1977 model bir araçla Dünya’yı dolaşmak çok uçuk bir fikir. Ailenin aslında Türk kökenli olduğunu ve üstüne üstlük İzmir’den göçtüğünü duyunca bu olay iyice dikkatimi çekti. Aslında yaptıkları iş gerçekten güzel. Kendilerince güzel bir amaca hizmet ediyorlar. Lugano Uruguaylıların da bizim kadar duygusal olduğunu söylemiş. İnşallah Lugano Fenerbahçe’de kalacak kadar duygusaldır. Uche ve Luciano’nun ayrılışına ne kadar üzüldüysem Lugano’nun ayrılışına da o kadar üzülürüm. Hatta geçen gün Luciano’nun futbolu bıraktığı haberini okuyunca içimden “futbolu bırakmasın bize geri dönsün” diye geçirdim ama pek mümkünatı olan bir durum değil. Son olarak bu Sabah ailesinde baya bir Türk tipi var. Lugano’yu İzmir’den gelip de kandırmış olmasınlar :) ))
Sabah Ailesi ve Lugano 

Geçiyorken Uğramışlar

8 May

Bugün interneti karıştırırken canım sıkıldı ve Fenerbahçe’nin resmi sitesine gireyim dedim. Haberleri okurken çok ilginç bir habere rastladım. O haberi de sizlerle paylaşmak istedim. Çok güzel ve çok enteresan bir haber olduğu için direk kopyala – yapıştır yapıyorum….

Geçiyorduk, uğradık


Uruguay’dan 2007 yılında yola çıkan ve 1977 model bir arabayla dünya seyahati gerçekleştiren Uruguaylı  Sabah ailesi, Samandıra Kamp Merkezi’nde, oyuncumuz vatandaşları Diego Alfredo Lugano’yu ziyaret etti.

Baba Hermano  ile oğulları İsmael ve Marcio’dan oluşan 3 kişilik Sabah ailesi, atalarının Türk kökenli olduğunu ve İzmir’den Arjantin’e oradan da Uruguay’a göç ettiklerini söyledi. 2 yıl önce başladıkları Dünya seyahatlerinin amacının Uruguay ve Uruguaylıları tanıtmak olduğunu söyleyen Sabah Ailesi’nin üyeleri, ülke ülke gezerek, yurt dışında çalışan Uruguaylıları ülkelerine çağırdıklarını, onlardan emek ve yeteneklerini ülkeleri için harcamalarını istediklerini dile getirdi. Şimdiye kadar 33 ülke gezdiklerini ve 60 bin kilometre yol katettiklerini belirten baba Hermano bundan sonra  60 bin kilometre daha gideceklerini, aynı şekilde Uruguay’a geri döneceklerini ve 1977 model Citroen  marka otomobilleriyle toplam 240 bin kilometre yol kat etmiş olacaklarını ifade etti. Otomobil mekaniğinden de anladığını belirten baba Hermano “Türkiye’den geçerken, Ulusal Futbol Takımımızın kaptanı Lugano’yu da görmek istedik. Kabul ederse, kendisini bu arabayla Uruguay’a götürmek istiyoruz” dedi. Ziyaret karşısında çok sevinen ve vatandaşlarını karşısında görünce duygulanan Lugano ise, “Türkiye’de ilk defa Uruguay plakalı bir otomobil görüyorum. Bu bile beni heyecanlandırmaya yetti. Biz Uruguaylılar da Türkler gibi bir birlerine bağlı, sıcak kanlı insanlarız. Uruguaylı vatandaşlarımı burada görmekten dolayı çok mutluyum. Ancak tekliflerini geri çevirmek zorundayım. Çünkü zaten ben burada, Türkiye’nin en büyük kulübü olan Fenerbahçe’de futbol oynayarak, ülkemin tanıtımını en iyi şekilde yapıyorum ve Uruguay’a katkı sağlıyorum” diye konuştu.

Takımımızın antrenmanı izleyen Sabah Ailesi, Lugano’yla uzun uzun sohbet ettikten sonra tesislerimizden ayrıldı. Baba Hermano Türkiye’den sonra Ortadoğu’ya geçeceklerini, turlarının Avustralya’ya kadar süreceğini sözlerine ekledi.

Yayın Tarihi : 07 Mayıs 2009 Perşembe
  
Geçiyorken Uğramışlar :)
1977 model bir araçla Dünya’yı dolaşmak çok uçuk bir fikir. Ailenin aslında Türk kökenli olduğunu ve üstüne üstlük İzmir’den göçtüğünü duyunca bu olay iyice dikkatimi çekti. Aslında yaptıkları iş gerçekten güzel. Kendilerince güzel bir amaca hizmet ediyorlar. Lugano Uruguaylıların da bizim kadar duygusal olduğunu söylemiş. İnşallah Lugano Fenerbahçe’de kalacak kadar duygusaldır. Uche ve Luciano’nun ayrılışına ne kadar üzüldüysem Lugano’nun ayrılışına da o kadar üzülürüm. Hatta geçen gün Luciano’nun futbolu bıraktığı haberini okuyunca içimden “futbolu bırakmasın bize geri dönsün” diye geçirdim ama pek mümkünatı olan bir durum değil. Son olarak bu Sabah ailesinde baya bir Türk tipi var. Lugano’yu İzmir’den gelip de kandırmış olmasınlar :) ))
Sabah Ailesi ve Lugano 

Biraz spordan bahsedelim

26 Nis

En son yazım Fenerbahçe – Galatasaray derbi maçıyla ilgiliydi. Nasıl bir maç umarken futbolun bile doğru dürüst konuşulmadığı bir maç bulduk. İki takımda lige havlu atmayı garantiledi. zaten Fenerbahçe’nin Ankaraspor yenilgisi “bitse de gitsek” diyen futbolcuların duygularının dışa vurumuydu adeta. Maç izlemek yerine eve saldıran sinekleri öldürmek daha zevkliydi. Maç seyretmedik tavandaki sinekleri öldürdük. Sinek muhabbeti ayrı bir konu ama bu yazımda sadece spordan bahsedeceğim.

Ronaldinho Kovulmuş , Alex Kim ?

İşte gerçek bir Fenerbahçelinin sabrının taştığı durum. Biz üye olup da bu tip yerlerde konuşamıyoruz. Hem İzmir’deyiz , hem o kadar paramız yok. En azından bizim gibi düşünen insanların olması sevindirici. İşte noktasına bile dokunmadan direk kopyala yapıştır yaparak Sayın Eli Niyego’nun söylediklerini yazıyorum..

‘Ronaldinho kovulmuş, Alex kim?’

F.Bahçe’nin Yüksek Divan Kurulu olağan toplantısında konuşan kurul üyesi Eli Niyego, futbol takımı oyuncularının tamamının gönderilmesini isterken, “Atın bunları altyapıya. Barcelona Ronaldinho’yu kovmuş, Alex kim? Keyfi varsa oynayacak, keyfi yoksa oynamayacak” dedi!

Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri’nde yapılan toplantıda söz alan Niyego, 6 ay önce formasını çiğneyen bir sporcunun Fenerbahçe’de yeri olmadığını söylediğini hatırlatarak, ”Nihat Özdemir, o zaman ‘Yönetime rapor gelmedikten sonra ceza yetkilisi değiliz’ demişti. Şube yöneticileri neye yarar? Sayın Özdemir, milyonlarca gözün gördüğü hadiseleri en az sizler de bizim kadar görüyorsunuz. Eğer bu şube size bunu rapor etmiyorsa, bu yönetimin görevi değil midir? ‘Arkadaş siz neden bunu yönetime bildirmiyorsunuz’ diye neden sormuyorsunuz?” dedi.

Futbol takımının bugünkü durumunun yönetimin suçu olmadığını anlatan Niyego, şöyle devam etti:
”Bu sizin suçunuz değil, sizin iyi niyetiniz. Onlara gösterdiğiniz yakın alaka bu günlere getirdi. Dünkü basketbol maçında bazı mihraklar ne yazık ki bu kadar şevkle bu kulübe mesailerini veren insanlara ‘istifa’ diye bağırıyor. Geçen sene başarıdan başarıya koşan aynı futbolcular. Bir iki kişinin gitmesiyle bir şey değişmez, fakat bu takım bitmiş. Brezilyalı antrenör gittikten sonra Semih dahi Brezilyalı oyuncuların yanına dönüş yapmış durumda. Sayın başkanım, bir gazetedeki demecinizde ‘Beni alt etmek için futbolcularım bana ihanet ediyor’ demişsiniz. Evet, doğru ihanet ediyorlar size başkanım. Kaptan bir maç yok, isterse oynuyor isterse oynamıyor. Bu takımın, bu sene özür dileyerek tamamının gitmesini talep ediyorum. Atın bunları altyapıya. Barcelona Ronaldinho’yu kovmuş, Alex kim? Keyfi varsa oynayacak, keyfi yoksa oynamayacak.”

Niyego’nun takımı eleştiren konuşmasının ardından üyeler alkışladı. Bu arada, Niyego’nun, kulüp başkanı Aziz Yıldırım’a dönerek, ”Bir gazetede okudum. ‘Beni alt etmek için futbolcularım bana ihanet ediyor’ demişsiniz. Böyle dediniz mi?” şeklindeki sorusu üzerine Yıldırım’ın, ”hayır” anlanımda başını iki yana salladığı görüldü.

Üyelerden Ali Polat ise daha önce milli takım oyuncusu Semih’in yerine Güiza’yı oynatan teknik direktör Luis Aragones’in milliyetçilik yaptığını söylediğini hatırlatarak, İspanyol teknik adamın olayları okuyamadığını, futbolcularla etkili bir iletişim kuramadığını ileri sürdü.*(Ajansspor)

Fenerbahçe Ülker – Galatasaray Cafe Crown

Basketbolu elimden geldiği kadar takip etmeye çalışıyorum. Geçen sene maçları şifresiz olarak Ntv veriyordu. Ne kadar güzeldi , ne kadar rahattık. Maçları güzel güzel takip ediyorduk. Bu sezon başından beri maçları Spormax (Digiturk) yayınlıyor. Digiturk olmadığı için maçları seyrdemiyoruz. Artık yapacak birşey yok. Fenerbahçe’nin yüzüncü yılında final serisinde (Efes Pilsen ile oynanan) maçları Abdi İpekçi’den canlı olarak izlemiştim. Hatta kupa aldığımızda ben de oradaydım. Bunlar güzel şeyler. Bunları neden yazıyorum. O zamanki kadrodan günümüze pek de bir bozulma yok. Hatta iki genç yabancı oyuncumuz Vidmar ve Preldziç gün geçtikçe tecrübe kazanıyorlar ve kendilerini geliştiriyorlar. Griçek gibi bir NBA yıldızı da kadromuzda. Gerçekten etkileyici ve güçlü bir kadromuz var. Ama sene başında takımdan ayrılan Solomon , Fenerbahçe Ülker’i kötü yönde etkiledi. Süper bücür Green onun boşluğunu doldurmaya yetmedi. Sakatlıkların fazla oluşu da takımı kötü bir şekilde etkiledi. Ama şu anda bildiğim kadarıyla tam kadroyuz. Solomon takıma geri döndü, Ömer Onan ve Ömer Aşık iyileşti vb. Galatasaray ile derbi maçına çıktık. Çok rahat bir oyunla 89 -62 yendik. Zaten Galatasaray maçı ismi olduğu için derbi olduğu için önemli bir maçtı. Kalite olarak (bence) pek de ahım şahım bir takım değil. Her ne kadar puan durumunda bizim hemen altımızda yer alsalarda benim görüşüm böyle. Bayanlarda da aynı durum geçerli. Galatasaray Avrupa’dan kupa aldı da ne oldu. Fenerbahçe gene cimbomu vurdu. Önce Türkiye Kupası’nda finalde kazandı. Şimdi de yanlış hatırlamıyorsam final serisinde oynuyor iki takım. Değişen birşey yok yine Fenerbahçe önde.(Bu yazıyı girdik durum 2-1 oldu :) ) Bu kadro yine Efes Pilsen ile çekişir. İki takım şampiyonluk mücadelesi verir. Efes Pilsen’in şu anda sadece 2 yenilgisi var. Biri ilk hafta Banvit’ten ikincisi Fenerbahçe Ülker’den. Efes ile başlarsak seri 0-0′dan başlayacak. Efes bizimle eşleşmek istemeyecektir :) Galatasaray maçında tek üzüldüğüm nokta Fenerbahçe’liliği tartışılmayacak , canla başla oynayan , Mirsad’ın sakatlanması. 3 hafta oynayamayacakmış. Geçmiş olsun Mirsad Türkcan. Kendine dikkat et , sen bu takıma lazımsın.

Bizim Derbide o kadar olaylar oldu Kabak Lugano’ya Patladı , Ceza sistemimiz korkunç

Galatasaray – fenerbahçe derbi maçında futbol değil olaylar konuşıldu. Birçok oyuncuya haklı olarak cezalar yağdı ama cezalar korkunç. İspanya’da Real Madrid’in (İspanya liginde tuttuğum tek takımdır kendisi) Getafe ile oynadığı müthiş karşılaşmada da olaylar çıktı. Öncelikle maç mükemmel bir maçtı. Real öldü öldü dirildi , maçı izleyemeyenler ve benim gibi yarım yamalak izleyenler çok şey kaybetti. Pepe o maçta yaptığı hareketten dolayı 10 maç ceza aldı. Bizim futbolcuların aldığı cezalara bakın :) Sabri’nin aldığı ceza başlı başına komedi. En az 5 maç ceza almasıı gerekirdi.

Futbolu bırak F1′a bak

Formula 1 dünyasında ilginç gelişmeler yaşanıyor. Ferrari tarihinin en kötü başlangıcını yaptı. Geçen sezon hiçbir başarısı olmayan Honda F1 ekibi isim değişikliğinden sonra yeniden doğdu. Brawn takımı iyi işler yapıyor. Red Bull kanatlandırır diye boşu boşuna reklam yapmıyor adamlar. Sebastian Vettel ileride çok önemli bir isim olacağını herkese kanıtladı. BrawnGP ve Red Bull kimsenin beklemediği bir biçimde bu sezonun en bomba takımları. Umarım böyle de gider. Hatta Az önce Ajansspor‘da okuduğum haber : “Sezonun dördüncü ayağı olan Bahreyn Grand Prixi’nde damalı bayrağı ilk sırada gören BrawnGP pilotu, şampiyona lideri Jenson Button 2009′daki üçüncü yarış zaferini elde ederken, Çin’in galibi Red Bull pilotu Sebastian Vettel ikinci, Toyota sürücüsü Jarno Trulli ise üçüncü olarak podyuma çıktı.

Bu sene F1 çok renkli geçecekmiş gibi gözüküyor.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.