Arşiv | Site Haberleri RSS feed for this section

Format Sonrası Sendromu

26 Kas
Aranızda bilenleriniz vardır. Ablam 26 eylülde evlendi. Ablam evlenmesine evlendi ama düğün işleri hala daha bitmedi. Düğünde normal olarak bir kameraman vardı ve düğünü kameraya aldık. Kameraya aldık ama önemli olan kameraya almak değil o görüntüleri izlemek olduğu için iş bana düştü. Bende aldım kasetleri bir de baktım ki kasetler tanıdık. DV kaset dediğimiz kasetlerden. Bende de Panasonic Nv-Gs35 marka bir kamera var. Kasetleri dediğim gibi DV kaset. Neyse olayı uzatmayalım taktım kasetleri bir tanesini bilgisayara attım. Birde baktım 20 gb tutuyor. Yok artık. Bir kaset 20 gb tutuyor , daha bir kaset daha var. Ayrıca 20 gb’lık görüntüyü ben neyle millete dağıtıcam. Bunu DVD yapmak lazım ki millet izlesin. Neyse abi bunu DVD foratına da çevirdik. Ama bilgisayarın Hard diski 40 gb olduğu için yer yok. Harici diske baktım (320 gb’lık) içi filmlerle , oyunlarla , müziklerle dolu. Şimdi diyeceksin formatla ne alakası var anlattığın bu olayların. Dur bi sabırsızlık etme neden format attığıma geliyorum.

Aradan bir hafta geçti. Dedim hard diski boşalttım , ikinci kasedi de halledeyim izin günümde. Bilgisayar kamerayı görmüyor. Haydaaa gel bir de burdan yak. Bu arada ufak bir teknik bilgi vereyim. Bu tarz kameralardan bilgisayara görüntü ie1394 denilen Firewire kartı ile yapılıyor. Kameradaki görüntüyü direk bilgisayara atıyorsun.

Soldaki kablo bilgisayara , sağdaki kablo DV kameraya bağlanıyor. Ama her şey bu kadar basit değil….

Bu kartın kötü bir olayı var yanlız. Bu kart çok da stabil değil. Yani cihazı her bağladığınızda mutlaka görüyor diye bir durum yok. Eskiden her 10 takışımda 1 görüyordu. % 10′luk bir oranla cebelleşiyordum. Şimdi codec yükledim. Artık % 60 ‘lık başarı oranına yaklaştık. Sonuç olarak hala daha sorun yaşıyorum. 2. kasedi de bilgisayara atmam gerektiği için mecburen format attık. Bu yazı düşündüğümden de uzun olacak…

Format atınca tabi bütün programlar , yüklü olan her şey silinip gidiyor. Bunlara normal olarak driverlar da dahil. Yok anakartın cdsi , yok ekran kartının driverı , yok programlar derken insanın bir günü gidiyor. Yok onu yükle , yok bunu yükle iyi hoş güzel de bir yerden sonra baygınlık geliyor. Açayım bir oyun oynayayım diyorsun bir de bakmışsın dararara oyunları yüklemedin ki daha. Offf diyorsun kim uğraşacak , internette bakınıyorsun aptal aptal çıkıyorsun. Bilgisayara format attıktan sonraki bir hafta yabancı bir bilgisayarla uğraşıyormuşsun gibi oluyor. İşte ben buna format sonrası sendromu diyorum. İnsanın bilgisayarla uğraşası gelmediği dönem dilimi.

     Format ekranı

Peki neden bilgisayara öyle yada böyle format atıyoruz / format atmak zorunda kalıyoruz. İşte tartışılması gerekilen olay bu bence. Windows’la uğraşırken her geçen gün yeni programlar keşfediyoruz , veya bildiğimiz programların yeni bir sürümü çıkıyor onu yüklemek istiyoruz. Hiçbirşey yüklemesek bile programlar ve vindows günlük tutuyor. Kayıt defterini şişirdikçe şişiriyor. Bilgisayarda her geçen gün bir yığılma oluyor. Bilgisayar şişiyor , şişiyor şişiyor. Şimdi bu yazıyı buraya kadar okuduysanız diyeceksiniz ki bunun çaresi var. Registry Cleaner tarzı programlarla bu olayı halledebilirsin. Kökten halledemiyorsun işte hocam. Bilgisayarı şişiren birşeyler mutlaka oluyor ve format atmaya mecbur kalıyorsun. Kısacası sorun Windows . Linux kullanın , PARDUS kullanın :) Bize diyorsun da , sen kullanıyor musun diye sorarlar dimi adama. Sorarlar tabi. Ben hem Pardus 2009 , hem de Windows Xp kullanıyorum.

Keşke kendimize de arada bir format atabilsek. Önemli dediğimiz şeyleri bir yere depolayıp geriye kalan her şeyi silebilsek. Kötü olan her şeyi hiç yaşanmamış hale getirebilsek. Veya göz göre göre bir hata yapıp pişman olduktan sonra kendimizi tıpkı “Sistem geri yükleme” aracında olduğu gibi önceki bir zamana geri alabilsek. O hatayı yapmasak. Saçma sapan küçücük şeyleri kafamıza takmasak. Disk temizleme aracımızı çalıştırsak kafamıza taktığımız herşeyi o anda sonsuza kadar silebilsek. Ama olmuyor işte. Bilgisayardan sildiğimiz bazı şeyler hard diskten silinmiyor. Üzerine başka dosyaların yazılması gerekiyor. Bu olay tıpkı eskiden bildiğimiz ama unuttuğumuz bir yazıyı okuyunca tekrar hatırlamamız gibi bir durum. Eğer üzerine birşey yazmadıysak o yazıyı mutlaka hatırlarız. Bilgisayarla ortak özelliklerimiz var onun için bilim kurgu filmlerinde insanları robotlar yok edecek tarzı bir görüş var . İnsanlığı yok edecek bilgisayara da virüs bulaştırır Ruslar o ayrı konu . Nasıl bir ruh hali içerisindeyim Ya Rabbi. İş yerinde yaşadığım bazı olayları çok kafama takıyorum galiba. Beni tanıyan insanlar böyle görmeye alışkın değiller beni. Herkese bir garip geliyor. Kendimi aşırı derecede yorgun hissediyorum. İşin kötü yanı beyin yorgunluğum beden yorgunluğumdan daha fazla. Kısacası kendime format atmam gerekiyor. Kendime nasıl format atacağımı bilen var mı ? Bana uzun bir tatil mi gerekiyor ? Bilmiyorum…. 

Format Sonrası Sendromu

25 Kas
Aranızda bilenleriniz vardır. Ablam 26 eylülde evlendi. Ablam evlenmesine evlendi ama düğün işleri hala daha bitmedi. Düğünde normal olarak bir kameraman vardı ve düğünü kameraya aldık. Kameraya aldık ama önemli olan kameraya almak değil o görüntüleri izlemek olduğu için iş bana düştü. Bende aldım kasetleri bir de baktım ki kasetler tanıdık. DV kaset dediğimiz kasetlerden. Bende de Panasonic Nv-Gs35 marka bir kamera var. Kasetleri dediğim gibi DV kaset. Neyse olayı uzatmayalım taktım kasetleri bir tanesini bilgisayara attım. Birde baktım 20 gb tutuyor. Yok artık. Bir kaset 20 gb tutuyor , daha bir kaset daha var. Ayrıca 20 gb’lık görüntüyü ben neyle millete dağıtıcam. Bunu DVD yapmak lazım ki millet izlesin. Neyse abi bunu DVD foratına da çevirdik. Ama bilgisayarın Hard diski 40 gb olduğu için yer yok. Harici diske baktım (320 gb’lık) içi filmlerle , oyunlarla , müziklerle dolu. Şimdi diyeceksin formatla ne alakası var anlattığın bu olayların. Dur bi sabırsızlık etme neden format attığıma geliyorum.

Aradan bir hafta geçti. Dedim hard diski boşalttım , ikinci kasedi de halledeyim izin günümde. Bilgisayar kamerayı görmüyor. Haydaaa gel bir de burdan yak. Bu arada ufak bir teknik bilgi vereyim. Bu tarz kameralardan bilgisayara görüntü ie1394 denilen Firewire kartı ile yapılıyor. Kameradaki görüntüyü direk bilgisayara atıyorsun.

Soldaki kablo bilgisayara , sağdaki kablo DV kameraya bağlanıyor. Ama her şey bu kadar basit değil….

Bu kartın kötü bir olayı var yanlız. Bu kart çok da stabil değil. Yani cihazı her bağladığınızda mutlaka görüyor diye bir durum yok. Eskiden her 10 takışımda 1 görüyordu. % 10′luk bir oranla cebelleşiyordum. Şimdi codec yükledim. Artık % 60 ‘lık başarı oranına yaklaştık. Sonuç olarak hala daha sorun yaşıyorum. 2. kasedi de bilgisayara atmam gerektiği için mecburen format attık. Bu yazı düşündüğümden de uzun olacak…

Format atınca tabi bütün programlar , yüklü olan her şey silinip gidiyor. Bunlara normal olarak driverlar da dahil. Yok anakartın cdsi , yok ekran kartının driverı , yok programlar derken insanın bir günü gidiyor. Yok onu yükle , yok bunu yükle iyi hoş güzel de bir yerden sonra baygınlık geliyor. Açayım bir oyun oynayayım diyorsun bir de bakmışsın dararara oyunları yüklemedin ki daha. Offf diyorsun kim uğraşacak , internette bakınıyorsun aptal aptal çıkıyorsun. Bilgisayara format attıktan sonraki bir hafta yabancı bir bilgisayarla uğraşıyormuşsun gibi oluyor. İşte ben buna format sonrası sendromu diyorum. İnsanın bilgisayarla uğraşası gelmediği dönem dilimi.

     Format ekranı

Peki neden bilgisayara öyle yada böyle format atıyoruz / format atmak zorunda kalıyoruz. İşte tartışılması gerekilen olay bu bence. Windows’la uğraşırken her geçen gün yeni programlar keşfediyoruz , veya bildiğimiz programların yeni bir sürümü çıkıyor onu yüklemek istiyoruz. Hiçbirşey yüklemesek bile programlar ve vindows günlük tutuyor. Kayıt defterini şişirdikçe şişiriyor. Bilgisayarda her geçen gün bir yığılma oluyor. Bilgisayar şişiyor , şişiyor şişiyor. Şimdi bu yazıyı buraya kadar okuduysanız diyeceksiniz ki bunun çaresi var. Registry Cleaner tarzı programlarla bu olayı halledebilirsin. Kökten halledemiyorsun işte hocam. Bilgisayarı şişiren birşeyler mutlaka oluyor ve format atmaya mecbur kalıyorsun. Kısacası sorun Windows . Linux kullanın , PARDUS kullanın :) Bize diyorsun da , sen kullanıyor musun diye sorarlar dimi adama. Sorarlar tabi. Ben hem Pardus 2009 , hem de Windows Xp kullanıyorum.

Keşke kendimize de arada bir format atabilsek. Önemli dediğimiz şeyleri bir yere depolayıp geriye kalan her şeyi silebilsek. Kötü olan her şeyi hiç yaşanmamış hale getirebilsek. Veya göz göre göre bir hata yapıp pişman olduktan sonra kendimizi tıpkı “Sistem geri yükleme” aracında olduğu gibi önceki bir zamana geri alabilsek. O hatayı yapmasak. Saçma sapan küçücük şeyleri kafamıza takmasak. Disk temizleme aracımızı çalıştırsak kafamıza taktığımız herşeyi o anda sonsuza kadar silebilsek. Ama olmuyor işte. Bilgisayardan sildiğimiz bazı şeyler hard diskten silinmiyor. Üzerine başka dosyaların yazılması gerekiyor. Bu olay tıpkı eskiden bildiğimiz ama unuttuğumuz bir yazıyı okuyunca tekrar hatırlamamız gibi bir durum. Eğer üzerine birşey yazmadıysak o yazıyı mutlaka hatırlarız. Bilgisayarla ortak özelliklerimiz var onun için bilim kurgu filmlerinde insanları robotlar yok edecek tarzı bir görüş var . İnsanlığı yok edecek bilgisayara da virüs bulaştırır Ruslar o ayrı konu . Nasıl bir ruh hali içerisindeyim Ya Rabbi. İş yerinde yaşadığım bazı olayları çok kafama takıyorum galiba. Beni tanıyan insanlar böyle görmeye alışkın değiller beni. Herkese bir garip geliyor. Kendimi aşırı derecede yorgun hissediyorum. İşin kötü yanı beyin yorgunluğum beden yorgunluğumdan daha fazla. Kısacası kendime format atmam gerekiyor. Kendime nasıl format atacağımı bilen var mı ? Bana uzun bir tatil mi gerekiyor ? Bilmiyorum…. 

Yazılarınızı Nasıl Hayata Geçiriyorsunuz ? (Mim)

25 Eki

Son zamanların popüler mim konusu olan “Yazılarını Nasıl Hayata Geçiriyorsunuz ?” muhabbeti döndü dolaştı sonunda geldi beni buldu. Öncelikle bu “mimi” bana gönderen Eser‘e teşekkür ederek yazıma başlıyor muyum ? Hayır başlamıyorum. Niye başlamıyorum onu da hemen söyleyim bu benim de ilk mimim :) Bu konu hakikaten ilklerin konusu oldu. Bizim grup ne kadar meraklıymış sağdan soldan mim gelse de yazı yazsak diye :) Kıskanmaya başlamıştım bende kimse bana mim göndermiyor diye :)

Yazı yazmadan önce ilham perisinin gelmesini bekliyorum. İlhamlarım geldikten sonra konu başlığını belirleyip yazımı yazmaya başlıyorum. Bazen konu başladığından daha değişik yönlere gidiyor. Tam olarak bilmediğim şeyler oluyor. Bu tip durumlarda hemen Google’a başvurup araştırma yapıyorum. Hal böyle olunca bir yazıyı yazmak başından sonuna kadar 1 saati buluyor. Genel olarak bu şekilde yazılar yazıyorum.

Bir ikinci ve en kolay yöntem de mail yöntemim. Bana gelen ilginç , hoşuma giden mailleri bütün listemdeki insanlara göndermekle uğraşmıyorum. Direk siteye yönlendiriyorum (Forward). Böylece daha çok insanla paylaşmış oluyorum. En azından öyle umuyorum.

Her zaman maillerde bu kadar kolaya kaçmıyorum tabi ki. Bğendiğim mailin konusunu inceleyip derinleştirerek yazı yazmaya çalışıyorum ki bu yöntem hemen hemen ilk yöntemin aynısı.

İnternette dolaşırken karşıma çıkan çok enteresan konular oluyor. Adeta “Beni yazmalısın” diye bağırıyorlar. İşte o konuları da pas geçmemeye çalışıyorum. Daha önce belirttiğim gibi ilk “Mim”im ve çok heyecanlıyım. Yüzde 50 joker hakkımı kullanmak istiyorum. :)

Geri kalan kısım arkadaşlarım gibi standart. Konuya uygun bir resim bulup eklemeye çalışıyorum. Yazıyı baştan sona okuyup gözden kaçırdığım imla hatalarını düzeltmeye çalışıyorum.

Bu mimi bana gönderen Eser‘e , Eser’e bu mimi gönderen Sezer‘e ve yapımda ve yayında emeği geçen bütün arkadaşlarım adına iyi ünler diliyorum…

Yazılarınızı Nasıl Hayata Geçiriyorsunuz ? (Mim)

25 Eki

Son zamanların popüler mim konusu olan “Yazılarını Nasıl Hayata Geçiriyorsunuz ?” muhabbeti döndü dolaştı sonunda geldi beni buldu. Öncelikle bu “mimi” bana gönderen Eser‘e teşekkür ederek yazıma başlıyor muyum ? Hayır başlamıyorum. Niye başlamıyorum onu da hemen söyleyim bu benim de ilk mimim :) Bu konu hakikaten ilklerin konusu oldu. Bizim grup ne kadar meraklıymış sağdan soldan mim gelse de yazı yazsak diye :) Kıskanmaya başlamıştım bende kimse bana mim göndermiyor diye :)

Yazı yazmadan önce ilham perisinin gelmesini bekliyorum. İlhamlarım geldikten sonra konu başlığını belirleyip yazımı yazmaya başlıyorum. Bazen konu başladığından daha değişik yönlere gidiyor. Tam olarak bilmediğim şeyler oluyor. Bu tip durumlarda hemen Google’a başvurup araştırma yapıyorum. Hal böyle olunca bir yazıyı yazmak başından sonuna kadar 1 saati buluyor. Genel olarak bu şekilde yazılar yazıyorum.

Bir ikinci ve en kolay yöntem de mail yöntemim. Bana gelen ilginç , hoşuma giden mailleri bütün listemdeki insanlara göndermekle uğraşmıyorum. Direk siteye yönlendiriyorum (Forward). Böylece daha çok insanla paylaşmış oluyorum. En azından öyle umuyorum.

Her zaman maillerde bu kadar kolaya kaçmıyorum tabi ki. Bğendiğim mailin konusunu inceleyip derinleştirerek yazı yazmaya çalışıyorum ki bu yöntem hemen hemen ilk yöntemin aynısı.

İnternette dolaşırken karşıma çıkan çok enteresan konular oluyor. Adeta “Beni yazmalısın” diye bağırıyorlar. İşte o konuları da pas geçmemeye çalışıyorum. Daha önce belirttiğim gibi ilk “Mim”im ve çok heyecanlıyım. Yüzde 50 joker hakkımı kullanmak istiyorum. :)

Geri kalan kısım arkadaşlarım gibi standart. Konuya uygun bir resim bulup eklemeye çalışıyorum. Yazıyı baştan sona okuyup gözden kaçırdığım imla hatalarını düzeltmeye çalışıyorum.

Bu mimi bana gönderen Eser‘e , Eser’e bu mimi gönderen Sezer‘e ve yapımda ve yayında emeği geçen bütün arkadaşlarım adına iyi ünler diliyorum…

Color Paper ile geri dönüş

6 Nis

Uzun zamandır doğru düzgün vakit ayıramadığım blog sayfama tekrar yazı yazmaya başlıyorum. Özellikle Açıköğretim sınavları ve yapamam gereken bir çok şey yüzünden uzun zamandır yazı yazamıyordum. Color Paper temasını kendime göre değiştirmek için yaklaşık 1 haftamı harcadım (toplam 3 günlük iş için) ama istediğim gibi bir tema oluşturduğumu düşünüyorum. Psp , İnternet , Firefox ve Teknoloji üzerine olan blog sayfama yeni birkaç birşey eklemek üzere oldğumun haberini vererek yazımı tamamlıyorum.

Color Paper ile geri dönüş

6 Nis

Uzun zamandır doğru düzgün vakit ayıramadığım blog sayfama tekrar yazı yazmaya başlıyorum. Özellikle Açıköğretim sınavları ve yapamam gereken bir çok şey yüzünden uzun zamandır yazı yazamıyordum. Color Paper temasını kendime göre değiştirmek için yaklaşık 1 haftamı harcadım (toplam 3 günlük iş için) ama istediğim gibi bir tema oluşturduğumu düşünüyorum. Psp , İnternet , Firefox ve Teknoloji üzerine olan blog sayfama yeni birkaç birşey eklemek üzere oldğumun haberini vererek yazımı tamamlıyorum.

Sonunda Bitti , Değişiklik Yok

4 Eki

Uzun bir süredir bu blogda kullanmak için bir tema arıyordum. Bundan önce Podsolnuh ve Differential temalarını kullanmıştım. Sonunda bu temada karar kıldım. Illacrimo teması aslında WordPress için yapılmış bir tema. Bu tema Blogger’a uyarlanmış. Uyarlamanın orjinali benim de oyun sayfam için kullandığım tema. Ama ben bu temanın değişik versiyonunu bulup Blogger’a monte etmiş oldum. Gerçekten güzel bir tema oldu. Uzun bir süre temayla ilgilenemeyeceğim için temayı tamamladım. İzmit’te ilgilenmek gerçekten zor oluyor çünkü. Ben beğendim umarım siz de beğenirsiniz.

Sonunda Bitti , Değişiklik Yok

4 Eki

Uzun bir süredir bu blogda kullanmak için bir tema arıyordum. Bundan önce Podsolnuh ve Differential temalarını kullanmıştım. Sonunda bu temada karar kıldım. Illacrimo teması aslında WordPress için yapılmış bir tema. Bu tema Blogger’a uyarlanmış. Uyarlamanın orjinali benim de oyun sayfam için kullandığım tema. Ama ben bu temanın değişik versiyonunu bulup Blogger’a monte etmiş oldum. Gerçekten güzel bir tema oldu. Uzun bir süre temayla ilgilenemeyeceğim için temayı tamamladım. İzmit’te ilgilenmek gerçekten zor oluyor çünkü. Ben beğendim umarım siz de beğenirsiniz.

Çalışmalar Sürüyor

25 Ağu

Uzun bir süre sonra dönüş yaptığım bloggerdaki çalışmalarım sürüyor. Öncelikle bu blog için bir tasarım buldum ve o tasarımı kendimce bloğuma uyarladım. Daha sonra da yazmaya başladım :) . İşte bu blogdan sonra sırasıyla Projelerimin yer aldığı Proje Bloğumu , Messenger uygulamalarının ve Msn ifadelerinin yer aldığı Messenger isimli bloğumu, Oyun incelemeleri yaptığım Oyunlar isimli bloğumu güncelleştirdim. Diğer blogların güncelleştirme işlemlerine başlayıp bu yenilenme sürecini tamamlayacağımı umuyorum.

Çalışmalar Sürüyor

25 Ağu

Uzun bir süre sonra dönüş yaptığım bloggerdaki çalışmalarım sürüyor. Öncelikle bu blog için bir tasarım buldum ve o tasarımı kendimce bloğuma uyarladım. Daha sonra da yazmaya başladım :) . İşte bu blogdan sonra sırasıyla Projelerimin yer aldığı Proje Bloğumu , Messenger uygulamalarının ve Msn ifadelerinin yer aldığı Messenger isimli bloğumu, Oyun incelemeleri yaptığım Oyunlar isimli bloğumu güncelleştirdim. Diğer blogların güncelleştirme işlemlerine başlayıp bu yenilenme sürecini tamamlayacağımı umuyorum.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.